Ana Menü

Şiirler

Astroloji

Günlük falınızı Okuyun

Kur Bilgileri

DövizDöviz AlışDöviz Satış
Dolar1.49361.5008
Euro1.92521.9345

Hava Durumu

ISTANBUL

Popüler Köşe Yazarları

Üye Girişi

Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın

Anket

12 Eylül 2010 Tarihinde Anayasa Değişikliği için Yapılacak Referandum İçin Oyum:





Oy vermek için üye olmanız gerekmektedir.

Üye Istatistikleri

halili 1 Gün
aylatol 5 Gün
gokhan42 1 Hafta
YaSaR 1 Hafta
sirkupu 1 Hafta
FURKAN 1 Hafta
inanhus... 2 Hafta
melisnur 3 Hafta
almira 5 Hafta
elif 6 Hafta


Bugün: 0
Dün: 0
Bu Hafta: 0
Bu ay: 0
Bu yıl: 22
Yeni Kullanıcı : bircan

· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
· Toplam Üye Sayısı: 178
Günlük Ziyaretçi
Ziyaretçi : 12866
Site919 gündür açık
14 ziyaretçi / gün

e-mail Kayit Dagilimi
Yahoo: 3 (1.69%)
Gmail: 5 (2.81%)
Hotmail: 146 (82.02%)
MSN: 0 (0%)
Mynet: 9 (5.06%)
Other: 15 (8.43%)

Dil Seçeneği

Yüzleşme (46 Kere Okunmuş)
Ağustos 21 2009 00:52:18 tarihinde hdeniz tarafından yazılmış:
../../infusions/koseyazilari/images/yok.pngTarih: 17 Nisan 2009 Cuma Susma, konuş her zaman derken, gözleri parladı birden Söylemek son kez konuşmak için gelmişti oysa Neden bir şey diyemiyordu. Boğazı düğümlenirken derinlerinde bir yerlerde, saplanan bir ok Akıtmıştı bütün kinlerini… Her an yanında gibi aynı kadehte dans ettiler. Sevişmelerin aşksız katığı olunca, ruh sevgi açlığında ne olduğu belirsiz duygularla bitap Düştüğünde, bedenine bunu nasıl yaptın diye sordu Sanki bilirmiş cevabını. Her aldanış bir sondu onun için. Gözünden akan her damla özleminin garantisiydi, nasıl olurdu onlarsız bir hayat… Birden düştü yüreğine ılık ılık bahar taneleri. Kuşların cıvıltısı içini kıpırdattı, bahar gelmişti yüreğine Filizlenmiş hayalleri karşısındaydı artık, göz göze bakarken ne olduğunu Anlamadan hayatın en büyük günahını işliyordu. Artık dünya yoktu, evren yoktu, benlik yok… Sadece HİÇ lik vardı Hiçtik oysa gurur olduğu gibi dururken zihnimizde… Bu hiçlik yoğurdu bizi, ne sevişmek ne gülmek ne düşünmek bunun önüne geçemezdi İşte yine benlikle baş başa söylemdeki düşünseli yine ruha kazımadan gidiyordu Ardına bakarken yok oldu, bu yok oluş farklıydı, başka bedende gezmeye gitmek gibi… Eriyordu elinde kar tanesi gibi… Suyun akışı hayatın özlemi buna bağlıydı; bir kar tanesine… Anlayamıyor sadece algılama içgüdüsüyle yakarıyordu sanki BEN ERİMEK STEMİYORUM Derken uyandı. Meğer hepsi bir bedenin masumiyetiyle yüzleşmesi imiş. Güneş doğmuş Yok olup tekrar bedene dönünce, artık hayatın sevgisi kalmış, kendin gibi kalmayı başarmak için.

Yorum

Henüz yorum yazılmamış.

Yorum yaz

Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Sayfa oluşturulma süresi: 0.25 saniye
12,866 Tekil Ziyaretçi