Ana Menü
Şiirler
Astroloji
Kur Bilgileri
| Döviz | Döviz Alış | Döviz Satış |
| Dolar | 1.5008 | |
| Euro | 1.9345 |
Hava Durumu
Popüler Köşe Yazarları
Üye Girişi
Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.
Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Anket
Üye Istatistikleri
| halili | 1 Gün |
| aylatol | 5 Gün |
| gokhan42 | 1 Hafta |
| YaSaR | 1 Hafta |
| sirkupu | 1 Hafta |
| FURKAN | 1 Hafta |
| inanhus... | 2 Hafta |
| melisnur | 3 Hafta |
| almira | 5 Hafta |
| elif | 6 Hafta |
Bugün: 0
Dün: 0
Bu Hafta: 0
Bu ay: 0
Bu yıl: 22
Yeni Kullanıcı : bircan· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
· Toplam Üye Sayısı: 178
Günlük Ziyaretçi
Ziyaretçi : 12864
Site919 gündür açık
13 ziyaretçi / gün
e-mail Kayit Dagilimi
Yahoo: 3 (1.69%)
Gmail: 5 (2.81%)
Hotmail: 146 (82.02%)
MSN: 0 (0%)
Mynet: 9 (5.06%)
Other: 15 (8.43%)
Gmail: 5 (2.81%)
Hotmail: 146 (82.02%)
MSN: 0 (0%)
Mynet: 9 (5.06%)
Other: 15 (8.43%)
Dil Seçeneği
| ARKADAŞ (60 Kere Okunmuş) |
| Aralık 01 2009 10:58:02 tarihinde isa Daduk tarafından yazılmış: |
Orta Asya´da ok ve yayla savaşların yapıldığı dönemlerde, Türk savaşçılar arkalarından gelebilecek bir saldırıyı önlemek için sırtlarına bir taş bağlarlardı. Bu taş “arka taş” ya da Azerbaycan’daki söyleniş biçimiyle “arka daş” olarak adlandırılırdı. Dostluk kavramı zaman içinde insanın arkasını yaslayabileceği ve kendisini olabilecek kötülüklerden koruyacağı anlamıyla özdeşleştirildi. Bunun sonucu olarak da “arka daş” deyimi zaman içinde giderek “arkadaş” sözcüğüne dönüştü ve Türkçedeki dost sözcüğüyle aynı anlama sahip oldu.
Amerikalı bir profesör “bir insanın, yaşamının her döneminde üç ya da dört yakın ilişkiye sahip olması onun mutlu ve sağlıklı olacağını gösterir. Bir toplumun bireyleri de yaşamlarının her döneminde üç ya da dört yakın ilişkiye sahipse bu da sağlıklı bir toplumun göstergesidir” der. Tabiki burada yakın ilişki sözüyle “dostluk ve arkadaşlık” kavramları anlatılmak istenir.
Arkadaşlık kavramını günümüze göre yeniden tanımlar ve yorumlarsak; Kelimenin kaynağının ortaya çıktığı dönemlerle günümüz arasındaki değişimin hangi boyutlara geldiğini görebiliriz.
Günümüzün arkadaşlık tanımını burada yapmanın ne denli zor olacağını hepimiz biliyor ve bu kelimeyi kullanmamak için gündelik yaşamımızda ne çok çaba sarf ettiğimizi görebiliyoruz... Özellikle genç insanların birbirlerine şaka yoluyla da olsa, arkadaşım yerine: “kanki” , “kanka”, “adamım”, “ahbap”, “eleman”, v.s gibi içi boşaltılmış sözcüklerle hitap ederek, sözde arkadaşlıklarının, bir tanıdıktan daha öteye gitmeyeceğini, gidemeyeceğini ifade eden sözcükleri itinayla kullanarak ilişkilerini basitleştirdiklerini ve sığlaştırdıklarını üzülerek izliyoruz. İki kişi arasında üç gerekli öğesi olan (karşılıklı tercih, karşılıklı eğlence, becerikli etkileşim) duygusal bir süreç olarak da tanımlanabilecek arkadaşlık kavramından ne denli uzaklaşıyor olduğumuzun farkında mıyız? Bir düşünün siz arkadaş dediğiniz kişilerle neleri paylaşıyorsunuz?
Geçmişte neleri paylaşırdınız, Günümüzde neleri paylaşabiliyorsunuz? Eğer paylaştığınız şeylerin listesi çok uzunsa ne mutlu size...
Elindeki mobil telefonunun içindeki kontör miktarı kadar arkadaşlığın bir ömrü ve zamanının olabileceği düşüncesiyle yaşayan genç insanlarımızın yetiştiği, çocuklarımızın da kendi içlerinde sınırsız bir koşuşturmaca ve rekabet ortamında yetişmeye mahkûm olduğu günümüz toplum yaşamında; duygusal süreçlerden biri olan arkadaşlık kavramını ıskalayan genç insanlarımızın gelecekte (aslında şuanda var olan çatışmalar) bir arada yaşamak zorunda oldukları sosyal hayat içerisinde nasıl bir kargaşanın oluşacağını anlamaya çalışmak hiç de zor olmaz.
Sokak aralarında ya da evlerimizin bahçesinde çamurdan heykelcikler yapıp, içtiğimiz gazozun kapaklarıyla türlü oyunlar yarattığımız, kol kola girip yağ satarım bal satarım şarkılarıyla oyunlar oynadığımız ve yüreğimize sevgisini sığdıramayıp “kan kardeşi” olduğumuz, her türlü sanallıktan ve yapaylıktan uzak arkadaşlıklarımız ve arkadaşlarımız olduğu için bizler mi şanslıydık? Yoksa bir el çantası büyüklüğünde bir bilgisayarın ışıklı ekranına sığdırılan onlarca yüzlerce sanal arkadaşa sahip olan günümüz gençleri ya da yetişkinleri mi şanslı?
Arkadaş, insanın arka taşıdır. Sırtını güvenle dayadığı, güvendiği
|
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
















Orta Asya´da ok ve yayla savaşların yapıldığı dönemlerde, Türk savaşçılar arkalarından gelebilecek bir saldırıyı önlemek için sırtlarına bir taş bağlarlardı. Bu taş “arka taş” ya da Azerbaycan’daki söyleniş biçimiyle “arka daş” olarak adlandırılırdı. Dostluk kavramı zaman içinde insanın arkasını yaslayabileceği ve kendisini olabilecek kötülüklerden koruyacağı anlamıyla özdeşleştirildi. Bunun sonucu olarak da “arka daş” deyimi zaman içinde giderek “arkadaş” sözcüğüne dönüştü ve Türkçedeki dost sözcüğüyle aynı anlama sahip oldu.
Amerikalı bir profesör “bir insanın, yaşamının her döneminde üç ya da dört yakın ilişkiye sahip olması onun mutlu ve sağlıklı olacağını gösterir. Bir toplumun bireyleri de yaşamlarının her döneminde üç ya da dört yakın ilişkiye sahipse bu da sağlıklı bir toplumun göstergesidir” der. Tabiki burada yakın ilişki sözüyle “dostluk ve arkadaşlık” kavramları anlatılmak istenir.
Arkadaşlık kavramını günümüze göre yeniden tanımlar ve yorumlarsak; Kelimenin kaynağının ortaya çıktığı dönemlerle günümüz arasındaki değişimin hangi boyutlara geldiğini görebiliriz.
Günümüzün arkadaşlık tanımını burada yapmanın ne denli zor olacağını hepimiz biliyor ve bu kelimeyi kullanmamak için gündelik yaşamımızda ne çok çaba sarf ettiğimizi görebiliyoruz... Özellikle genç insanların birbirlerine şaka yoluyla da olsa, arkadaşım yerine: “kanki” , “kanka”, “adamım”, “ahbap”, “eleman”, v.s gibi içi boşaltılmış sözcüklerle hitap ederek, sözde arkadaşlıklarının, bir tanıdıktan daha öteye gitmeyeceğini, gidemeyeceğini ifade eden sözcükleri itinayla kullanarak ilişkilerini basitleştirdiklerini ve sığlaştırdıklarını üzülerek izliyoruz. İki kişi arasında üç gerekli öğesi olan (karşılıklı tercih, karşılıklı eğlence, becerikli etkileşim) duygusal bir süreç olarak da tanımlanabilecek arkadaşlık kavramından ne denli uzaklaşıyor olduğumuzun farkında mıyız? Bir düşünün siz arkadaş dediğiniz kişilerle neleri paylaşıyorsunuz?
Geçmişte neleri paylaşırdınız, Günümüzde neleri paylaşabiliyorsunuz? Eğer paylaştığınız şeylerin listesi çok uzunsa ne mutlu size...
Elindeki mobil telefonunun içindeki kontör miktarı kadar arkadaşlığın bir ömrü ve zamanının olabileceği düşüncesiyle yaşayan genç insanlarımızın yetiştiği, çocuklarımızın da kendi içlerinde sınırsız bir koşuşturmaca ve rekabet ortamında yetişmeye mahkûm olduğu günümüz toplum yaşamında; duygusal süreçlerden biri olan arkadaşlık kavramını ıskalayan genç insanlarımızın gelecekte (aslında şuanda var olan çatışmalar) bir arada yaşamak zorunda oldukları sosyal hayat içerisinde nasıl bir kargaşanın oluşacağını anlamaya çalışmak hiç de zor olmaz.
Sokak aralarında ya da evlerimizin bahçesinde çamurdan heykelcikler yapıp, içtiğimiz gazozun kapaklarıyla türlü oyunlar yarattığımız, kol kola girip yağ satarım bal satarım şarkılarıyla oyunlar oynadığımız ve yüreğimize sevgisini sığdıramayıp “kan kardeşi” olduğumuz, her türlü sanallıktan ve yapaylıktan uzak arkadaşlıklarımız ve arkadaşlarımız olduğu için bizler mi şanslıydık? Yoksa bir el çantası büyüklüğünde bir bilgisayarın ışıklı ekranına sığdırılan onlarca yüzlerce sanal arkadaşa sahip olan günümüz gençleri ya da yetişkinleri mi şanslı?
Arkadaş, insanın arka taşıdır. Sırtını güvenle dayadığı, güvendiği
Eski günler geldi AKLIMA
Ne günlerdi be