Ana Menü
Şiirler
Astroloji
Kur Bilgileri
| Döviz | Döviz Alış | Döviz Satış |
| Dolar | 1.5066 | |
| Euro | 1.9334 |
Hava Durumu
Popüler Köşe Yazarları
Üye Girişi
Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.
Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Anket
Üye Istatistikleri
| halili | 17:35:43 |
| aylatol | 4 Gün |
| gokhan42 | 6 Gün |
| YaSaR | 6 Gün |
| sirkupu | 1 Hafta |
| FURKAN | 1 Hafta |
| inanhus... | 2 Hafta |
| melisnur | 3 Hafta |
| almira | 5 Hafta |
| elif | 6 Hafta |
Bugün: 0
Dün: 2
Bu Hafta: 0
Bu ay: 0
Bu yıl: 22
Yeni Kullanıcı : bircan· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
· Toplam Üye Sayısı: 178
Günlük Ziyaretçi
Ziyaretçi : 12827
Site918 gündür açık
13 ziyaretçi / gün
e-mail Kayit Dagilimi
Yahoo: 3 (1.69%)
Gmail: 5 (2.81%)
Hotmail: 146 (82.02%)
MSN: 0 (0%)
Mynet: 9 (5.06%)
Other: 15 (8.43%)
Gmail: 5 (2.81%)
Hotmail: 146 (82.02%)
MSN: 0 (0%)
Mynet: 9 (5.06%)
Other: 15 (8.43%)
Dil Seçeneği
| KADINA ŞİDDET (45 Kere Okunmuş) |
| Ekim 23 2009 21:59:59 tarihinde YaSaR tarafından yazılmış: |
Parkta kedilere yiyecek veriyordu. Saçı sakalına karışmış ağzından sigarayı düşürmüyordu.
Çevresini dikkatli gözlerle süzüyor bir şeyler tasarlıyordu kafasında. Derken yanına üç yaşlarında bir çocuk ilişti yalpalaya yalpalaya. Sırıtıyordu çocuk, belli ki kedileri seven bir yumurcaktı. Temiz bakımlı bir çocuktu; belli iyi bir ailesi vardı. Yaklaştı sakallı adama anlamsız bir sürü kelime kurduktan sonra kedilere yöneldi bu sefer. Kediler kaçtı doğal olarak çocuk çığlık attı, gülerek peşlerinden koştu. Sakallı adam çocuğu elinden tutup yanına aldı. Elindekileri paylaştı, kedileri çağırdı. Kediler ürkek ürkek yaklaştı; her an kaçacakmış gibi tetikte. Çocuk gene bir şeyler söylenmeye başladı. Sakallı adam saçlarını okşadı, sakinleştirdi. Kedi sokuldu iyice, belli sakallıya alışkındı, besleniyordu ondan sık sık.
Çocuk mutluluktan uçuyordu. “Anne” diye bağırıyordu var gücüyle. Sakallı baktı şöyle. 30lu yaşlarda güzel bir bayan ve yanında iki çocuk daha. Çocuklar da koşarak geldiler sakallının yanına. Sanki yıllardır tanışıyorlar gibi sakallıya gayet sıcak davrandılar. Yumurcak kedilere yemek veriyordu. Sakallı büyük çocuklarla muhabbete daldı bir çocuk gibi.
Bir şeyler anlatıyordu ufaklıklara. Ufaklıklar can kulağıyla dinliyordu sakallıyı öğrenci misali. Belli ki hitabet yeteneği güçlü idi, çocukları çeken bir yanı vardı. Çocuklara konuşmasını yaparken gözü annelerine ilişti, morarmış gözüne. İçi sızladı sakallı adamın. Sormak ve sormamak arasında kaldı. Dayak yediği, şiddete maruz kaldığı apaçık ortadaydı. Bir bayana el kaldıranlara çok kızardı sakallı adam. Ve kadına dönüp sordu;
-Ne oldu gözünüze? Kadın cevap verdi utana sıkıla;
– Kapıya çarptım.
Neden? Diye ekledi adam kızgın bir ses tonu ile.
Kadın çekilip uzaklaştı sakallıdan. Çocukların keyfi yerinde idi. Oynuyor gülüyorlardı. Küçük, kedilerden birini kuyruğundan tutmaya çalışıyor karmaşık bir dille bir şeyler anlatmaya çalışıyordu kahkahalar atarak. Çok mutluydu.
Sakallı duruldu, düşünceli idi; aklı kadının gizlediği dayak olayında. Sakalını ovuşturarak düşündü bir süre.
Dünya’da dayaktan ölen kadınların sayısı; kanserden ölenlerden daha çoktu. Sakallı kadının yanına gitti, konuşmak istiyordu onunla hayat hikayesini çok merak ediyordu çünkü. Bayan dedi nazik bir şekilde: kapıya çarpmadığını ikimiz de biliyoruz hadi anlatın bana hikayenizi. Kadının yüzü kızardı utancından. Kelimeler dökülmeye başladı sonra dudaklarından. Sakallı can kulağı ile dinliyordu onu. Kadın; genç yaşta severek evlenmişti kocasıyla ama çocuk denecek kadar genç ve yıllar aşklarını bitirmiş sevgiye saygıya dönüştürememişti aşklarını. İşleri bozuldukça kocasının ona olan davranışları da değişmeye başlamış bazen şiddete kadar varmıştı. Kadın her şeyi sineye gömüp çocuklarım diyor başka bir şey demiyordu.
Evet çocuklar bir engeldi şiddete maruz kalan kadınlar için. Ailesini parçalayıp çocukların psikolojisi bozulmasın diye katlanıyordu bunca acıya.
|
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
















Parkta kedilere yiyecek veriyordu. Saçı sakalına karışmış ağzından sigarayı düşürmüyordu.
Çevresini dikkatli gözlerle süzüyor bir şeyler tasarlıyordu kafasında. Derken yanına üç yaşlarında bir çocuk ilişti yalpalaya yalpalaya. Sırıtıyordu çocuk, belli ki kedileri seven bir yumurcaktı. Temiz bakımlı bir çocuktu; belli iyi bir ailesi vardı. Yaklaştı sakallı adama anlamsız bir sürü kelime kurduktan sonra kedilere yöneldi bu sefer. Kediler kaçtı doğal olarak çocuk çığlık attı, gülerek peşlerinden koştu. Sakallı adam çocuğu elinden tutup yanına aldı. Elindekileri paylaştı, kedileri çağırdı. Kediler ürkek ürkek yaklaştı; her an kaçacakmış gibi tetikte. Çocuk gene bir şeyler söylenmeye başladı. Sakallı adam saçlarını okşadı, sakinleştirdi. Kedi sokuldu iyice, belli sakallıya alışkındı, besleniyordu ondan sık sık.
Çocuk mutluluktan uçuyordu. “Anne” diye bağırıyordu var gücüyle. Sakallı baktı şöyle. 30lu yaşlarda güzel bir bayan ve yanında iki çocuk daha. Çocuklar da koşarak geldiler sakallının yanına. Sanki yıllardır tanışıyorlar gibi sakallıya gayet sıcak davrandılar. Yumurcak kedilere yemek veriyordu. Sakallı büyük çocuklarla muhabbete daldı bir çocuk gibi.
Bir şeyler anlatıyordu ufaklıklara. Ufaklıklar can kulağıyla dinliyordu sakallıyı öğrenci misali. Belli ki hitabet yeteneği güçlü idi, çocukları çeken bir yanı vardı. Çocuklara konuşmasını yaparken gözü annelerine ilişti, morarmış gözüne. İçi sızladı sakallı adamın. Sormak ve sormamak arasında kaldı. Dayak yediği, şiddete maruz kaldığı apaçık ortadaydı. Bir bayana el kaldıranlara çok kızardı sakallı adam. Ve kadına dönüp sordu;
-Ne oldu gözünüze? Kadın cevap verdi utana sıkıla;
– Kapıya çarptım.
Neden? Diye ekledi adam kızgın bir ses tonu ile.
Kadın çekilip uzaklaştı sakallıdan. Çocukların keyfi yerinde idi. Oynuyor gülüyorlardı. Küçük, kedilerden birini kuyruğundan tutmaya çalışıyor karmaşık bir dille bir şeyler anlatmaya çalışıyordu kahkahalar atarak. Çok mutluydu.
Sakallı duruldu, düşünceli idi; aklı kadının gizlediği dayak olayında. Sakalını ovuşturarak düşündü bir süre.
Dünya’da dayaktan ölen kadınların sayısı; kanserden ölenlerden daha çoktu. Sakallı kadının yanına gitti, konuşmak istiyordu onunla hayat hikayesini çok merak ediyordu çünkü. Bayan dedi nazik bir şekilde: kapıya çarpmadığını ikimiz de biliyoruz hadi anlatın bana hikayenizi. Kadının yüzü kızardı utancından. Kelimeler dökülmeye başladı sonra dudaklarından. Sakallı can kulağı ile dinliyordu onu. Kadın; genç yaşta severek evlenmişti kocasıyla ama çocuk denecek kadar genç ve yıllar aşklarını bitirmiş sevgiye saygıya dönüştürememişti aşklarını. İşleri bozuldukça kocasının ona olan davranışları da değişmeye başlamış bazen şiddete kadar varmıştı. Kadın her şeyi sineye gömüp çocuklarım diyor başka bir şey demiyordu.
Evet çocuklar bir engeldi şiddete maruz kalan kadınlar için. Ailesini parçalayıp çocukların psikolojisi bozulmasın diye katlanıyordu bunca acıya.